Oruç ve Fazileti Hakkında...



Bu sohbetimizde; İnsanı nefsine hakim kılmak ve melek sıfatlı yapmak manasını taşıyan onbir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif ve diğer zamanlarda oruç tutmanın kıymeti hakkında olacaktır. İslâmın şartlarından bi­ri olan Ramazan orucunun faziletini, Kadr gecesi­nin üstünlüğünü, gayet doyurucu olarak bulacaksı­nız. Cenâb-ı Hak bizi, okuyucularımızın hayırlı du­alarına kavuşturmak nasîb ederse, ne mutlu bize. Allahu teâlâ hepimizi işe yaramıyan bilgileri elde etmekten korusun ve hepimize faydalı ilim nasîb eylesin. Âmin.

Kur'ân-ı kerîmde: «Ey îman edenler! Oruç size farz oldu»

Cenâb-ı Hak buyurdu ki:
«Ramazan ayının diğer aylara üstünlüğü, benim kullarıma olan üstün­lüğüm gibidir. Bu ayda bir gün oruç tutanın amel defterine, insanlarla, cinlerin ibâdetlerini yazarım.»

Mûsâ aleyhisselâm bunu duyunca:

«Yâ Rabbi! Beni de Muhammed aleyhisselâmın ümmetinden eyle» dedi.

İbn-i Mes'ud'un (radıyallahu teâlâ anh) bildirdiği bir hadîs-i şerîfde, Peygamber Efendimiz (sallallahü teâlâ aleyhi vessellem) buyuruyor ki:

«Ramazan ayını baştan sona kadar oruçla geçiren, günah bakımın­dan anasından doğduğu gün gibi olur».

Ve yine buyurdu (sallâllahü teâlâ aleyhi ve sellem):

«Melekler, kuşlar ve hayvanlar, Ramazan ayında oruç tutanlar için istiğfar ederler. Hat­tâ ağaçların yaprakları, taşlar, topraklar ve otlar da onun için Cenâb-ı Hakdan mağfiret dilerler.»

«Ramazan ayında biı gün oruç tutana Cennette bir köşk verilir. Bu köşkün bin kapısı vardır. Her kapının önünde büyük bir ağaç bulunur. O kadar büyüktür ki, bir süvari yüz sene gölgesinde yürüse, gölgesinden çıkamaz.»


«Şa'ban'ın ilk gecesi, Allahu teâlâ buyurur ki: Ey iyilik isteyenler, acele ediniz, ey kötülük isteyenler kısa kesiniz. İçiniz­den mağfiret olunmak istiyen varsa, mağfiret edeyim.»

«Ramazanda sadaka verilen bir gümüş, diğer ay­larda verilen binlerce gümüşten daha iyidir.»

Yine buyurdu: «Ramazan ayında Cum'a gününü tâatla geçiren, bin seneden çok ibâdet etmiş gibi olur.»

Yine buyurdu: «Ramazan ayında oruç tutup, hanımı ve çocukları ile iftar edene, Mekke, Medîne ve Beytül Mukaddes'de (Kudüs'de) oruç tutmuş sevabı verilir».

Yine buyurdu: «Mekkede oruç tutana yetmiş bin hac ve ömre sevâbı verilir. Ve bin Ramazan ayı oruç tutmuş sevabına kavuşur. Medînede oruç tutana, Allâhu teâlâ bana inananların ve inanmıyanların sayısınca sevab verir. O kadar kötülüğünü de ondan uzaklaştırır. Beytül-Makdes'de oruç tutana, yedi kat gökteki ve yerdeki melekler istiğ­far ederler.»

Hazret-i Ömer (radıyallahu teâlâ anh) anlatır:
Peygamber efendimiz (sallâllahü teâlâ aleyhi ve sellem) hutbeye çıkıp buyurmuştu ki:
«Ramazan ayı geliyor. Ona hazırlanın. Onda güzel elbiseler giyin. Ramazan ayı­na çok hürmet edin. Çünki, ona hürmet Cenâb-ı Hakkın katında en büyük hürmettir. Dikkatli olun, Ramazan aynıdaki sevab ve günahlar katlariyle yazılır. Ramazanda çok namaz kılınız. Çok Kuran-ı kerîm okuyunuz. Çünki Ramazan ayında okunan Kur'ân-ı kerîmin her harfi için, Cenâb-ı Hak Cennet bahçelerinden bir bahçe ihsân eder.»

Hadîs-i şerîflerde bildirildi ki:

«Oruç sabrın yarısı, sabır da îmanın yarısıdır.»

«Ramazan ayı Tevrat'da Hat, İncil'de Tâb. Ze­bur'da Kurbet ve Kur'ân-ı kerîmde Ramazan diye bildirilmiştir. Hat denmesinin sebebi, günahlara çizgi çektiği içindir. Tâb denmesinin se­bebi, kul onda temizlendiği içindir. Kurbet denmesinin sebebi kulun Ramazan ayının bereketi ile Allahu teâlâya yaklaşmasıdır.»

«Hak teâlâ buyuruyor ki, oruç benim içindir, karşılığım ben veri­rim.»

«Bir kim­sede, Allahu teâlânın ahlâkından bir ahlâk bulunursa, o kimse Cennet­liktir.»

«Oruç tutanın uykusu, oruç tutmayıp ge­ceyi ibâdetle geçirenin ibâdetinden üstündür»

«Şeytan, damarlarınızda kan gibi dolaşır. Oruç tutmakla, yolunu da­raltınız.»

«Sâlih ve sevgililerin hasletinden kimde bulu­nursa, kıyamette onlarla haşrolur.»

«Allah yolunda bir gün oruç tutanın bedenini, Allahu teâlâ Cehennem­den yetmiş sene uzak tutar.»

«Allah yolunda, farzdan ayrı olarak, Allahu teâlâya inanarak ve ümid ederek bir gün oruç tutana Allahu teâlâ ateşi (Cehennemi) so­ğuk eder.»

«Oruç tutanın uykusu ibâdettir, nefesi tesbîhdir, düâsı makbûldür, ameli ise kat kat yazılır»

«Oruç tutanın iki sevinci vardır. Biri iftar vaktinde, diğeri Allahu teâlâyı gördüğü za­mandır.»

«Elbette Allahu teâlâ, oruç tutana, orucunu açacağı sırada tok çok rahmet gönderir»

«Oruç tutanın ağzının kokusu, Allahu teâlânın katında misk kokusundan daha iyidir»

«Oruç Cehennemden kalkandır.»


Oruç üç kısımdır. Şeriat orucu, tarikat orucu, hakikat orucu.

Şeriat Orucu:

İnsanın kendisini, yemekten, içmekten ve cima' etmekten sabah­tan akşama kadar korumasıdır.

Tarikat Orucu:

Dilini ve diğer âzalarını yasak edilmiş şeylerden geri çekmektir. Oruç tutup, gıybet ve yalan söyliyen veya söz taşıyıcılık yapanın oru­cu, tarikat sâhiblerine göre bozulur.

Hakikat Orucu:

Oruçlunun kendini günahdan sakınmasıdır. Kalbine ucub, kibir, riyâ, hased, kızgınlık gibi şeyler gelmeyip, kendini tamamen Allahu teâlâya vermek, onu bir an unutmamaktır. Bu ise hepsinden zordur.

Süleyman Kuku (A. Fârûk Meyân)
"rahmetullahi teâlâ aleyh"

Yorumlar