Kalb, o kadar yüce bir varlık ki, Cenab-ı Hak;
”Ben yere göğe sığmam, bir müminin kalbine sığarım” buyuruyor.
Kalbin ufkunu tasavvur etmek mümkün değil, bir anda nereye ulaşacağını kimse tayin edemez. Yürek bedendeki et parçası, bu yürek koyunda da var. Kalb ise ampuldeki elektrik gibidir. Tutamayız, göremeyiz, ama vardır. Kalbin temiz olanı çok kıymetlidir. Cenab-ı Hak ezelde böyle takdir etmiş;
”Kulum kalbinde neyi taleb ederse, ona o yolu açarım, yapmak isteyene, yapma yolunu, yıkmak isteyene yıkma yolunu açarım”buyurmuştur.
Cenab-ı Hak kullarını hür cüz-i iradelerine teslim etmiş. Kul, kalbinden neyi talep ederse sebebler ile onu oraya sevk eder. Hiç kimse ahirette, (—Allah’ım, niye beni buraya gönderdin?) diyemeyecek. Kul irade etti, Allahu teâlâ da öyle yarattı. İnsanların kötü olmaması, yanlış yollara gitmemesi için Peygamberler, kitaplar, evliya zatlar, âlimler gönderdi. Kullarının hiçbir özür, bahane bulamayacağı şekilde her şeyi açıkladı. Buna rağmen, insanların çoğu, kendine yazık ediyor. Onun için Cenab-ı Hak;
Allah kullarına zulmetmez. Onlar kendi iradelerini, kendi arzularını öyle kullandılar, ben de onların arzu ettiği şekilde yarattım. Şimdi dünyada ne yaptılarsa hesab verecekler buyuruyor.

Yorumlar
Yorum Gönder